» » » Dostoyevski – Başkasının Karısı


Şeçilmişlər Dostoyevski – Başkasının Karısı

ADI:
Başkasının Karısı
REYTİNQ:
  • +6
MÜƏLLİF:
JANR:
DİL:
FORMAT:
ÇAP İLİ:
2000
ÖLÇÜSÜ:
76 KB
- Size bir şey sormama izin verir misiniz, efendim? 
Yolcu irkildi ve sokak ortasında, akşamın sekizinde kendisine teklifsizce sokulan kürklü kişiye biraz korkarak baktı. 
Petersburglu biri, hiç tanımadığı başka bir adamla sokakta birdenbire birşeyler konuşmaya başlarsa ötekinin kesin olarak korkuya düşmesi pek doğaldır. 
Böylece yolcu sarsıldı, biraz da korktu. Kürklü adam dedi ki:
- Sizi rahatsız ettiğimden dolayı beni bağışlayın, ben.. ben val ahi bilmiyorum… Siz, sanırım beni bağışlarsınız… 
Görüyorsunuz ki ruhsal bir bunalım içindeyim. 
Redingotlu delikanlı, kürklü adamın gerçekten ruhsal bir bunalım içinde olduğunu ancak o zaman görebildi. Karışık yüzü 
oldukça solgundu, sesi titriyordu; belki de kafası 
karmakarışıktı; çünkü sözcükler ağzından pek güçlükle çıkıyordu. Bir ricada bulunmak istediği bel iydi; ama gerek rütbe, gerekse toplumsal konum bakımından belki de daha aşağı 
olan bir adama böyle kendisini küçük düşürücü bir ricada bulunmanın ona çok zor geldiği görünüyordu. Öyle ya, böyle sağlam bir kürkün altına, üzerine gösterişli süsler, nişanlar serpilmiş olan ciddi, pek güzel, koyu yeşil renkli bir frak giymiş birinin bir ricada bulunması; yakışıksız, uygunsuz, hatta garip bir şey olurdu. Bütün bunların kürklü adama sıkıntı verdiği bel iydi; öyle ki, sonunda ruhsal bunalım içinde olan bu bey dayanamadı; hem heyecanını bastırmak, hem de kendi yarattığı bu hoşa gitmeyen sahneye incelikle son vermek istedi:
- Beni bağışlayın, aklım başımda değil; siz elbette beni tanımıyorsunuz. Sizi rahatsız ettiğimden dolayı özür dilerim; vazgeçtim. 
Hemen görgülü bir tavırla şapkasını çıkardı, koşarak uzaklaştı. 
- Durun; bir dakika… 
Ufak tefek adam, redingotlu adamı şaşkınlık içinde bırakarak karanlıkta gözden yitti. 
Redingotlu delikanlı, “Ne tuhaf adam!” diye düşündü. Bu işe epey şaşırdıktan ve bu şaşkınlığından kurtulduktan sonra, kendi işini anımsadı; çok yüksek bir evin kapısını 
gözetleyerek bir aşağı bir yukarı gidip gelmeye başladı. 
Ortalığı sis kaplamaya başlayınca delikanlı biraz sevindi, çünkü buralarda dolandığı pek görülmeyecekti; onun bu dolanışını, saatlerdir  müşteri bekleyen faytoncu fark edebilirdi ancak.