» » » Ayşe Kulin - Bir Gün


Şeçilmişlər Ayşe Kulin - Bir Gün

ADI:
Bir Gün
REYTİNQ:
  • +13
MÜƏLLİF:
JANR:
DİL:
FORMAT:
ÇAP İLİ:
-
ÖLÇÜSÜ:
207 Kb
Dışannın  kuru  soğuğu,  arabanın sıcak hava  üfüren kaloriferine  rağmen,  içime  sızıp,  iliklerime  işlemiş  sanki. 
Ellerim  ayaklarım  buz  gibi,  gözlerimi  yola  dikmiş,  baktıklarımı  göremeden  ve  hiç  kıpırdamadan  dimdik oturuyorum. Her ikimiz de yay gibi gergin, tek laf etmeden yol alıyoruz. Đlk konuşan o oluyor: 
“Yaklaşıyoruz, hazırlansan iyi olur.” 
Geniş siyah örtüyü başımın üzerine yerleştirip, kaşlarıma kadar indiriyorum. Đki ucunu çekiştirerek burnumun hemen altından çengelli iğne ile tutturuyorum. Gülmeye başlıyor Hasan Bey: 
“Örtünü biraz yukarı çek de önünü gör.” 
Beceriksiz hareketlerle örtüyü alnımın ortasından geri çekmeye çabalıyorum. 
“Hah bak, iyi oldu böyle. Pek de yakıştı. Gözlerinin güzelliği ortaya çıktı.” 
“Bu örtünün yakışabileceği birini düşünemiyorum.” 
“Hiç de değil. Güzel gözlü ama çirkin burunlu kadınlara pek de âlâ yakışabilir.” 
“Teşekkür ederim!” 
“Burnunun çirkin olmadığını benim kadar sen de biliyorsun. Đltifat avcılığı yapma şimdi, sabah sabah.” 
Kızıyorum  için  için  ama,  babam  yaşında  ve  bana  yardım  etmeye  çalışan  bir  adamla  tartışmayı  gereksiz bulduğum  için  susuyorum.  Sabahın  erken  saatlerinde  daha  yoğun  olan  sis  yer  yer  açılıyor.  Basımdaki örtünün ucuyla yan penceremdeki buğuyu siliyorum. Az daha gidiyoruz. 
“Çok sıkıldım öffl Nefes alamıyorum.” 
“Neden alamıyorsun? Burnunu kapamadın ki!” 
“Olsun! Yine de bunaldım. Psikolojik herhalde. Camı indirir misiniz azıcık, hava girsin.” 
Düğmeye basarak camı yan yanya indiriyor. Sabah ayazında ürperiyoruz ikimiz de. 
“Bir kere daha üstünden geçelim mi?” diye soruyor Hasan Bey. 
“Sorularımı  çabucak  soracağım.  Konuyu  dağıtmayacağım.  Not  alamadıklarımı  aklımda  tutacağım  ve  dışan çıkar  çıkmaz  hemen  yazacağım  defterime.  Acıkırsak  çantamdaki  bisküvileri  yiyeceğiz.  Konuşmam  beşten önce bitmiş olacak. Bir terslik olursa, kimseye bir açıklama yapmadan, hemen sizi arayacağım cebinizden.” 
“Ne yazık ki arayamayacaksın. Telefona izin vermiyorlar-mış.” 
“Yapmayın! Ya bir terslik olursa…” 
“Olmayacak. Olursa, Dilaver Bey’e başvuracaksın.”