» » » Jennifer Rush Bellek


Şeçilmişlər Jennifer Rush Bellek

Jennifer Rush Bellek PDF
ADI:
Bellek
REYTİNQ:
  • +3
MÜƏLLİF:
JANR:
DİL:
FORMAT:
ÇAP İLİ:
2016
ÖLÇÜSÜ:
1.04 MB

Tıpkı bir çalar saat gibi, gece yarısını geçtikten sonra uyandım ve hemen, Sam’i görme isteği duydum.

Tamamen ayılmadan önce bir an için, gizlice laboratuvara inmenin güvenli olup olmayacağını düşündüm.

Ve sonra hatırladım: Artık çiftlik evinde değildik. Laboratuvar yoktu.

Sam’i görmek için tek yapmam gereken, yan dönmekti.

Elleri yastığın altına sokulu, yüzükoyun yatıyordu. Belli belirsiz ışıkta, sırtı boyunca uzanan, omuzlarının etrafında kıvrılan huş ağacı dövmesinin yalnızca siyah hatlarını seçebiliyordum.

Gözlerimle kemik ve kasların omuzlarında oluşturduğu çukurları izledim. Onu kâğıt üzerinde çizmek için ne tür bir kalem kullanacağımı hayal ettim. Sam, Nick ve Cas’in Şube’nin labora-tuvarından kaçtığı ve benim onlarla gittiğim aylar boyunca, hiçbir şeyin kalıcı olmadığını öğrenmiştim; hatıralarımın bile. Şimdi ne olur ne olmaz diye, elimdekilerin tadını çıkarmaya uğraşıyordum.

Hiçbir şeyi ziyan etme, yeni sloganım olmuştu. Ve ziyan etmeyecektim. Çocuklar söz konusu olduğu sürece, hayır. Kan bağı olsun ya da olmasın, onlar benim ailemdi. Cas, erkek kardeşim gibiydi. Ve her ne kadar birbirimizden hoşlanmasak da, bazı açılardan Nick de öyleydi.

Ve Sam... Pekâlâ, onu her şeyden daha çok seviyordum.

Sağlam, sıcak ve gerçek olduğundan emin olmak amacıyla ona dokunmak için uzandım ama sonra fikrimi değiştirdim. Son zamanlarda hepimiz gergindik ve onu ürkütürsem, yatağın altına sokuşturulmuş silaha davranacağından endişe ettim. Ve sonra onu bana doğrultacağından.

Elimden geldiğince sessiz ve hafif bir şekilde yataktan çıktım ve kirakk kulübemizin merdivenlerinden inmeye başladım. Nick’i sehpanın üzerine eğilmiş hâlde buldum; yanı başındaki şöminede ateş yanıyor, turuncu-kırmızı ışıkta siluetini vurguluyordu. Ayaklarının dibinde bir düzine kâğıt turna kuşu uzanıyordu. Elinde de bir tane vardı.

On gün kadar önce, birden bire bu kâğıtları katlamaya başlamış ve bununla ilgili hiçbir mantıkk açıklama yapmamıştı. Yaptığı turnalar, yatağımın altında bir kutuda duruyordu, onları atmaya kıyamamıştım.