» » » Elif Şafak - Mahrem


Şeçilmişlər Elif Şafak - Mahrem

Elif Şafak - Mahrem PDF
ADI:
Mahrem
REYTİNQ:
  • +5
MÜƏLLİF:
JANR:
DİL:
FORMAT:
ÇAP İLİ:
-
ÖLÇÜSÜ:
1.17 MB
Akşam ezanından sonra, yokuşun tepesindeki vişne rengi çadırın batıya bakan kapısı kadınlar için açılırdı. İşte o zaman kadınlar üçer beşer, beşer onar girmeye başlardı yokuşun tepesindeki vişne rengi çadırın batıya bakan kapısından içeri. Gürültülerini de beraberlerinde getirerek. Koca çadırın haremlik kısmı onlara tahsis edilmişti. Kucaklarında şişkin bohçaları yanlarında mızmız çocuklarıyla, birbirlerine sokulup feracelerine sarılarak geçerlerdi eşikten. Yüzlerce kadın gelirdi buraya; her tıynetten, her meşrepten. Hangi millete mensup oldukları, hangi dilde konuşup hangi dinde ibadet ettikleri mühim değildi. Kadın olmaları kâfiydi; bir de, birlikte gelmeleri. Keramet Mumi Keşke Memiş Efendi şart koşmuştu: Kadın dediğin yalnız başına varmamalıydı bu çadıra. Keramet Mumi Keşke Memiş Efendi bilirdi ki, vişne rengi çadırın batıya bakan kapısı, ayın aydınlık yüzüydü. Bir de tuhaf bir hikâye anlatırdı onun hakkında. Dediğine göre ayın aydınlık yüzü, sevilmemekten korkarmış en çok, bir de ağlarken tek başına olmaktan. Gümüş bir tarakla tararmış saçlarını. Tarağın savatlı dişlerine takılan ışıltılı saç tellerini özenle toplarmış. Sonra, her bir saç telini gizlice bir başka insanın omzuna bırakırmış. Saçı kimdeyse, onun gözünde unutulmaz olacağına inanırmış. Haksız da sayılmazmış hani; omuzlarında ayın aydınlık yüzünün ışıltılı saç telleriyle dolaşanlar, gece olur olmaz yüreklerinin niçin böyle sıkıştığını bir türlü anlayamayıp endişelerinin gözbebekleriyle birlikte büyüdüğünü bilmeden dalgın dalgın bakarlarmış gök kubbeye. Aradıklarının orada olduğunu derinden hisseder ama hislerine tercüman olamazlarmış. Hatta içlerinden bazıları bu semavi sevdaya kendilerini kaptırıp yemeden içmeden kesilirmiş. Neyse ki, ayın aydınlık yüzü çabucak sıkılırmış oyun arkadaşlarından.
Qonaq kitab sever
Kitabda PEDOFİLİni əks etdirən çirkin ifadələrə yer verilir,
məncə oxucular bu kitabı oxumasalar yaxşıdır. Əksinə, belə mövzuları utanmadan kitablarına mövzu edən yazarları qınamaq lazımdır.  Ayşe kulinin 'Gece Sesleri' kitabı da, Abdullah şefki 'Zümrüt Apartmanı' kitabı da bu murdarlığı təbliğ edir. Biraz bilinçli oxucu olmaq və bunları boykod etmək ən doğrusudur, kitablarını almamaq, oxumamaq bir oxucu olaraq biz tərəfdən onlara veriləcək ən gözəl mənəvi cəzadır. Tühhh.

Məncə bele faydalı saytlar bu kimi kitabları paylaşaraq onlara dəstək olmamalıdır. 
  • 31 may 2019 01:44
  • Status: