» » » Orhan Pamuk Cevdet Bey ve Oğulları


Şeçilmişlər Orhan Pamuk Cevdet Bey ve Oğulları

Orhan Pamuk Cevdet Bey ve Oğulları PDF
ADI:
Cevdet Bey ve Oğulları
REYTİNQ:
  • +1
MÜƏLLİF:
DİL:
FORMAT:
ÇAP İLİ:
1983
ÖLÇÜSÜ:
2.83 MB

"Geceliğin kolu da, sırtım da... Bütün sınıf da... Çarşaflar da... Of, of, of, bütün yatak da sırılsıklam! Evet, her şey sırılsıklam ve ben uyandım!" diye mırıldandı Cevdet Bey. Her şey az once gördüğü rüyadaki gibi sırılsıklamdı. Yatağında homurdanarak döndü, rüyayı hatırladı ve korktu. Rüyada, Kula'daki sübyan mektebinde hocanın karşısında oturuyordu. Başını ıslak yastıktan kaldırıp doğruldu. "Evet, hocanın karşısında oturuyorduk. Bütün okul diz boyu suya gömülmüştü," diye söylendi. "Niye gömülmüştü?" Çünkü okulun tavanı akıyordu. Tavandan akan tuzlu sular benim alnımdan ve göğsümden dökülüyor, bütün odaya yayılıyordu. Hoca da değneği ile bütün sınıfa beni gösteriyor, "Hep bu Cevdet'in yüzünden," diyordu. Hocanın değneğiyle kendisini nasıl gösterdiğini, bütün arkadaşlarının dönüp suçlayarak ve küçümseyerek kendisine nasıl baktıklarını, kendisinden iki yaş büyük ağbisinin de herkesten çok kendisini küçümsediğini gözünün önünde canlandırınca ürperdi. Ama gözünü kırpmadan bütün sınıfı bir solukta falakadan geçiren, bir tokatla bir oğlanı bayıltan hoca, bir türlü gelip tavandan akan sular için kendisini cezalandırmıyordu. Cevdet Bey, "Herkesten başkaydım, yalnızdım, beni küçümsüyorlardı," diye düşündü. "Ama hiçbiri gelip bana dokunmaya cesaret edemiyor, sular da bütün okulu döktürüyordu!" Korkunç rüya bir anda neşeli ve hoş bir anı oluverdi: "Ben başkaydım, yalnızdım, ama beni cezalandıramıyorlardı." Bir kere okulun damına çıkıp, kiremitleri kırdığını hatırlayarak ayağa kalktı. "Kiremitleri kırmıştım. Kaçyaşındaydım? Yedi yaşındaydım. Şimdi otuzyediyim, nişanlandım, yakında evleneceğim." Nişanlısını hatırlayınca heyecanlandı. "Evet, yakında evleneceğim, sonra... Aman hâlâ oyalanıyorum! Geç kaldım!" Vakti anlamak için önce pencereye koştu, perdelerinarasından dışarıya baktı. Dışarıda tuhaf bir ışık ve sis vardı.Güneşin doğduğunu anladı. Sonra bu eski alışkanlığına kızarak dönüp, saatine baktı: Alaturka yarım. "Aman, aman geç kalmayayım!"diye söylenerek helaya koştu.