» » Alfred Kubin - Diğer Taraf


Şeçilmişlər Alfred Kubin - Diğer Taraf

ADI:
Diğer Taraf
REYTİNQ:
  • +4
MÜƏLLİF:
JANR:
DİL:
FORMAT:
ÇAP İLİ:
2003
ÖLÇÜSÜ:
1.34 Mb
Diğer Taraf Kubin'in ilk ve tek edebi eseridir. Tıpkı Peake'in Gormenghast'ı gibi sonunda kâbusa dönüşen bir rüya ülkesi, Asya'nın ücra köşelerinde yaratılmış esrarengiz bir şehir olan Pearl'e, daha doğrusu bilinçaltının derinliklerine yapılan yolculuğu anlatır.
 1908 yılında yazılıp Meyrink ile Kafka arasında yer alan Diğer Taraf Gerçeküstücü sanatçı ve yazarlar tarafından büyük bir hayranlıkla karşılanmıştır. Lynonel Feininger Kubin'e yazdığı mektupta; "Pearl'de fazlasıyla yaşadığımı düşünüyorum. Onu benim için kaleme alıp çizmiş olmalısın." derken, Franz Mark onu 19. yüzyıl ile bir hesaplaşma olarak adlandırmış, Kandinsky ise şeytanın görünen yüzü açıklamasını yapmıştır.
 Şeytanın diyarı ancak bu kadar çekici, ancak bu kadar dehşet yüklü olabilir.
Okul arkadaşlarım arasında hikâyesi unutulmaması gereken tuhaf biri vardı. Okuyacağınız sayfalarda, bir görgü tanığı olarak, Claus Patera ismi ile bağlantılı olayların en azından bir bölümünü, elimden geldiği kadar gerçeklere uygun bir biçimde anlatmaya çalıştım.
 Fakat hikâyemi anlatırken tuhaf bir şey oldu. Gerçeği titizlikle hesaba katarak deneyimlerimi kağıda dökerken bir de baktım ki, farkında olmadan, bizzat şahit olmamın ya da ikinci bir şahıstan duymamın mümkün olmadığı kimi olayları ayrıntılarıyla anlatmışım. Patera’nın varlığının, bir topluluğun bütün bireylerinin hayal gücünde yarattığı tuhaf etkileri daha sonra göreceksiniz, dolayısıyla sözünü ettiğim gizemli kahinlik gücünün de Patera’nın işi olduğundan hiç şüphem yok. Eğer başka bir açıklama istiyorsanız, bunu bilge ruhbilimcilerin eserlerinde aramanızı tavsiye ediyorum.
 Patera’yla altmış sene önce Salzburg’da aynı liseye başlamış, orada tanışmıştık. O zamanlar biraz kısa boylu, ama iri yapılı bir çocuktu, görüntüsündeki en çarpıcı, belki de tek çarpıcı yan ise karmakarışık, güzel buklelerinin altındaki yüzünün klasik hatlarıydı. Tanrım, o eski günlerde hiçbirimiz dış görünüşe önem vermezdik, vahşi ve genç serserilerdik! Yine de yaşım oldukça ilerlemiş olmasına rağmen onun büyük, açık gri renkli, hafif patlak gözlerini hâlâ hatırladığımı belirtmeliyim. Gençlik günlerimizde hangimizin gelecek hakkında herhangi bir fikri vardı ki?
 Üç sene sonra başka bir okula devam etmek için liseden ayrıldım ve eski okul arkadaşlarımı giderek daha az görmeye başladım. En sonunda Salzburg’dan taşınmamla orada tanıdığım insanlar ve yerlerle ilişkim tamamen kesildi.
 Zaman, beraberinde gençliğimi de götürerek geçip gitti. Artık otuzlarıma gelmiş, az çok görmüş geçirmiş ve evlenmiştim. Bir sanatçı ve çizerdim, iyi kötü yaşayıp gidiyordum.