» » » ERİŞKİNDE, ÇOCUK VE ADÖLESANDA OBEZİTE


Şeçilmişlər ERİŞKİNDE, ÇOCUK VE ADÖLESANDA OBEZİTE

ERİŞKİNDE, ÇOCUK VE ADÖLESANDA OBEZİTE PDF
ADI:
ERİŞKİNDE, ÇOCUK ve ADÖLESANDA OBEZİTE
REYTİNQ:
  • +2
MÜƏLLİF:
JANR:
DİL:
FORMAT:
ÇAP İLİ:
2011
ÖLÇÜSÜ:
682 KB
Nükleer Tıp, radyofarmasötikler kullanılarak birçok hastalığın tanısında ve bazı hastalıkların tedavisinde önemli rol oynayan bir bilim dalıdır. 1954 yılında rahmetli Prof. Dr. Suphi Artunkal hocamız tarafından ülkemize ilk kez getirtilen I-131 radyoizotopu, bugün Kardiyoloji Enstitüsü olarak kullanılan ve o zaman Tedavi Kliniği olarak bilinen binada tiroit kanseri ve hipertiroidi tedavisinde kullanılmıştır. Bu tarih ülkemizde nükleer tıbbın başlangıcı olarak kabul edilebilir.
1950’li yıllardan itibaren dünyada olduğu gibi ülkemizde de gerek nükleer tıp cihazlarında gerekse radyofarmasötiklerde önemli gelişmeler olmuştur. 1950’li yılların sonlarına doğru kullanılmaya başlanan rektilineer skenerlerin yerini 1960’lı yıllarda dinamik çalışmalar yapabilen gama kameralar, 1980’li yıllarda ise SPECT yapabilen tek veya multidedektörlü gamma kameralar almıştır. 2000’li yılların başından itibaren pozitron emisyon tomografisi (PET) ve son olarak BT entegre edilmiş PET (PET-BT) ve SPECT (SPECT/BT) kameralar geliştirilmiştir. Halen ülkemizde birçok kamu hastanesinde ve özel hastane/kliniklerde yetmiş civarında PET-BT merkezi bulunmaktadır. PET/BT’nin yanı sıra SPECT/BT kameraları da giderek yaygınlaşmaya başlamıştır.
Böylece birçok hastalığın tanısında, tedaviye verdiği cevabın araştırılmasında ve tümör evrelemesinde nükleer tıp dünyada olduğu gibi ülkemizde de vazgeçilmez bir bilim dalı haline gelmiştir.
Bugün birçok nükleer tıp merkezinde tiroit kanseri ve hipertiroidide rutin olarak kullanılan I–131 tedavisi yanında nöroblastom ve feokromositomada I-131 MIBG tedavisi uygulanmakta ve son zamanlarda geliştirilen somatostatin reseptör analogları ile nöroendokrin tümörlerinin tanı ve tedavisi kolaylıkla yapılabilmektedir. Son olarak inoperabl karaciğer tümörleri ve metastazlarının
tedavisinde kemoterapi ile eşzamanlı olarak da kullanılabilen Y-90 mikroküre tedavisi geliştirilmiştir. Ülkemizde de yaygın uygulama alanı bulan bu tedaviden çok iyi sonuçlar alınmaya başlanmıştır.
Pratisyen hekimlere yönelik olarak hazırlanan bu kitapçık, tüm nükleer tıp konularını kapsamamakla birlikte, pratisyen hekimlerin sıklıkla karşılaşabilecekleri düşünülen bazı hastalıkların tanı ve tedavisinde başvuracakları rutin nükleer tıp yöntemlerini içermektedir.
Mezuniyet sonrası eğitime yararlı olması dileği ile.