» » » Soner Yalçın - Siz Kimi Kandırıyorsunuz !


Şeçilmişlər Soner Yalçın - Siz Kimi Kandırıyorsunuz !

Soner Yalçın - Siz Kimi Kandırıyorsunuz ! PDF
ADI:
Siz Kimi Kandırıyorsunuz !
REYTİNQ:
  • +7
MÜƏLLİF:
JANR:
DİL:
FORMAT:
ÇAP İLİ:
-
ÖLÇÜSÜ:
3.72 MB
Ayşe Denizdalan, Sadife Düdüş, Gülden Çiçek, Necla Özveren ve Sevgi
Sesli; bu isimleri tanıyor musunuz?
Bu adlan duyanınız var mı?
Hiç sanmam....
Saat, gece 02.00 suları.
Tekstil fabrikasında çıkan yangında bu beş işçi kadın, fabrika kapısı üzerlerine kilitli olduğu için yaşamlarını kaybetti.
Ayşe Denizdalan 15, Sadife Düdüş 16 yaşındaydı.
32 yaşındaki Sevgi Sesli üç aylık hamileydi.
Günde 16 saat çalışıyorlardı. Hiçbirinin sigortası yoktu.
Bursa'daki bu can yakıcı durum Türkiye'deki diğer fabrikalardan pek farksızdı...
Türkiye'de tekstil sektöründe 3 milyon çalışan var. Bunun yansı kadın işçi. İstatistik rakamlarıyla sizi boğmak istemiyorum. Ama şu can yakıcı durumu da bilmeniz gerekiyor: 18 yaşın altındaki 1 milyon çocuk işçi, sendikasız, sigortasız kölelik koşullarında karın tokluğuna çalışıyor.
Ve gerek Bursa'daki yangından canlarını kaybeden, gerekse Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde aynı koşullarda çalışan kadın emekçilerin büyük çoğunluğu başörtülü.
Şimdi gelin bu sorunun üzerine cesaretle gidelim: Neden türbanlı emekçi kadınların sorununu değil de; üniversitedeki türban meselesini sürekli konuşup, tartışıyoruz?
Üniversitelerde ilk türban meselesini, Dışişleri Bakam Ali Babacan'ın halası Hatice Babacan'ın Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde 1967 yılında gündeme getirdiğini biliyoruz!
Peki: Bursa'da can veren başörtülü beş emekçi kadını neden bilmiyoruz, tanımıyoruz?,
Türkiye'de türban neden hep üniversiteyle özdeş tartışılıyor?
Geliniz şimdi meselenin daha acı yanını konuşalım: Üniversitelerde türban serbest oldu. Herkes merakla bekliyor, şimdi ne olacak? Deniliyor ki, "mahalle baskısı" gibi üniversitelerde "türban baskısı" olacak; özellikle Anadolu'daki üniversitelerde tüm kız öğrencilere örtünme baskısı gelecek. Bu olabilir mi? Evet olur.
Bitmedi. Meselenin bir başka yönü daha var: Türbanlı kızlarımız üniversitelere girince ne olacak? Söyleyeyim: Çok iyi okuyacak, çok başarılı olacak ve okullarını hep dereceyle bitirecekler. Peki sonra ne olacak?
Ne olacak biliyor musunuz; evlendirilip eve kapatılacaklar. Bunu da nereden çıkardın demeyin.
Gelin Türkiye'yi yöneten birkaç politikacının kızlarına bakalım: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün kızı Kübra, Bilkent Üniversitesi'ni bitir bitirmez evlendirildi. Çalışacak mı, hayır!