» » » Ahmet Altan – Karanlıkta Sabah Kuşları


Şeçilmişlər Ahmet Altan – Karanlıkta Sabah Kuşları

ADI:
Karanlıkta Sabah Kuşları
REYTİNQ:
  • +5
MÜƏLLİF:
JANR:
DİL:
FORMAT:
ÇAP İLİ:
1999
ÖLÇÜSÜ:
128 Kb
Ahmet Altan'ın kitaplaşmış denemeleriyle, ilk kez Geceyarısı Şarkıları adlı yapıtında tanışmıştı okurlarımız. Büyük bir coşkuyla karşılanan, üst üste yeni basımları yapılan bu denemeler, çarpıcılığıyla, insanı derinlemesine irdeleyişi ve kişinin içsel yaşamını, örtüsüz kimliğini su yüzüne çıkarışıyla okuyanları bir anda etkilemiş, şaşırtmış ve elbette düşündürmüştü. Karanlıkta Sabah Kuşları da aynı tür denemelerden oluşuyor; ancak aşkı ve tutkuları incelemek yanında, toplumsal yaraları, haksızlıkları, çarpıklıkları da öne çıkarıyor. İnsanı, içinde yaşadığı toplumun sorunlarına uzak kalmamaya zorluyor; 'Tanrı ve Berke'de olduğu gibi, içinizi isyanla dolduruyor; 'Portakal Ağacı'nda olduğu gibi yüreğinizi burkuyor; 'Aşk Çıplak Gezer'de olduğu gibi aşkı özletiyor. Bu yazılan kaleme alanın, işini iyi bilen gerçek bir edebiyatçı, insanı iyi tanıyan yaman bir gözlemci olduğunu hemen anlıyorsunuz. Ahmet Altan, toplumdaki acıları, hepimizin içindeki öfkeleri, tutkuları, bizim adımıza sözcüklere döküyor, dile getiriyor. Karşıdan okunmuyor yazdıkları; tarafsız kalınamıyor yazdıklarına; satırların içinden okuyoruz ve paylaşıyoruz duygularını, düşüncelerini. Yazının amacı da bu değil mi zaten?
Ahmet Altan, 1950 yılında doğdu. Orta ve lise öğrenimini çeşitli okullarda dolaşarak tamamladıktan sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesine devam etti, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi. Yirmi dört yaşında gazeteciliğe başladı. Gece muhabirliğinden, genel yayın müdürlüğüne kadar gazeteciliğin hemen hemen bütün kademelerinde çalıştı. 1987 yılında köşe yazarı oldu, 1990'da genel yayın müdürüyken gazeteciliğe ara verdi. Çeşitli televizyon programları hazırladı. Birçok yazısından dolayı yargılandı ve 1995 yılında bir buçuk yıl hapse mahkûm edildi. İlk romanı Dört Mevsim Sonbahar 1982'de yayınlandı. 1985'te yayınlanan ikinci kitabı Sudaki İz, toplatıldı ve müstehcenlikten yargılanarak mahkeme kararıyla yakıldı. Üçüncü romanı Yalnızlığın Özel Tarihi 1991'de basıldı. Dördüncü romanı olan Tehlikeli Masallar 1996 Ekiminde yayınlandı ve 1 yılda 43 baskıya ulaştı.
Bir orospuyu azize yapar aşk ve bir azizeyi orospu.
İnsanların kat kat sarındıkları, her bir katın diğerini gözlerden sakladığı, birbirine benzemeyen ve rengârenk tüller gibi o anda ruhlarında esen rüzgâra göre yer ve renk değiştiren kimliklerinin en üstte kalanını görürüz biz ve aşk, keskin ve ışıltılı bir bıçak gibi bütün o tülleri parçalayarak en derine iner, inci avcılarının ustalığıyla, o derinlerde istiridyeler gibi kendi üstlerine kilitlenmiş gizli kutuların kapaklarını açar, uçarı bir çapkından sevecen bir adam, oynak bir kadından sadık bir eş, ürkek bir genç kızdan tutkulu bir yosma çıkartır ortaya.
Ve aşk çıplak gezer.
İnsanlar nedense en çok kendi derinliklerinde gizli olandan korkarlar, ama merak da ederler korktukları şeyi, merakla korku birbirine karışır, kendi içlerine doğru bir adım atıp sonra geri çekilirler. Hem derinlik-lerindekini gizlemek için tüllerine sarınırlar hem de tüllerini parçalayacak bir çıplak bıçak ararlar.
Sevmeden sevilmeyi istemelerinin asıl nedeni budur, sanırlar ki sevmeden sevilirlerse eğer, tülleri parçalanmadan derinliklerde saklı olanlar gözükür onlara, kimseye göstermeden kendileri görebilirler orada olanları ve böyle düşünenler hep yanılırlar.
Aşk çıplak gezer çünkü ve bir bıçak gibi parçalar tülleri ve a§ka dokunmak için soyunmak gerekir.